3- Diyabet Tedavi Edilmezse Ne Gibi Sonuçları Olur?

26 Mart, 2015 - 12:44 - Bu sayfayı paylaşın :   
-A +A

 

Glikoz fazlalığı damarların iç çeperlerinde zararlar meydana getirir. Önce göz, kalp, sinir ve böbrekler etkilenir.

Şeker Hastalığı Komplikasyonları

Şeker hastalığı yaşam boyu süren kronik bir hastalıktır.

Tedavi edilmez ve kontroller yeterli olmazsa; kardiyovasküler hastalık, sinir hastalıkları,yüksek tansiyon, görme bozuklukları, körlük, böbrek yemezliği ve dolaşım bozukluklarına kalp damar hastalığına sebep olur.  Göz, böbrek ve sinirlerde bulunan küçük damarlarda tıkanıklığa sebep olur.

Kalp krizinden ölüm, şeker hastalarında hasta olmayanlardan 6 kat daha fazladır. Tip 2 diyabetlilerde daha fazla görülebilir.

Organ Kaybı: Diyabet hastalarının sinirlerinde ve ayaklarında arızalar çıkabilir. Sinirlerde ki yanma, karıncalanma ve uyuşma sonucu diyabete bağlı organ kaybına sebep olur.

Şekerin iyi kullanılamadığı, dokuların insüline karşı direnç gösterdiği “metabolik sendrom” da risk faktörüdür.  Metabolik sendromda vücutta insülin fazlası olmasına rağmen şekerin dokularda kullanılamaması ve kan şeker seviyesinin normalin üzerine çıkması şeker hastalığının belirtilerindendir.

Laktik asidoz: Laktik asidin vücutta birikmesi olayıdır ve az görülür. Enerji için glukoz kullanıldığında hücreler lastik asit yapar. Bu asit fazla olursa kişi kendisini hasta hisseder. Genellikler Tip 2’ lerde görülür.

Böbrek hastalığı: Diyabet böbrek hastalığına sebep olur. Tip 1’lerde böbrek yetmezliğine kadar götürür. Şeker hastalarının ortalama 1/3’ ünde böbrek hasarı oluşabilir.

Sinir hastalığı: Özellikle ayaklarda duyu kaybına neden olur. Kalbi, gözü, mideyi etkiler.

Dolaşım Sistemi Hastalıkları: Tip 2 hastalarda kardiyovasküler hastalık, diyabet süresi ve şiddeti ile paralel etki gösterir. Kalp hastalığı diyabetli olmayanlardan daha fazla görülme riski vardır.

 

Yağ Metabolizması ve İnsülin: Dolaylı etkiler. Şeker hastaları insülin eksikliği sonucu glikozu kullanamaz. Sonuçta enerji açığı ortaya çıkar. Bu enerji açığını gidermek için yağlar depolarından sökülerek kana karışır. Kandaki yağ miktarı artar. Bu da damar sertliğine yol açar. Bu yağların bir bölümü karaciğerde glikoza dönüştürülür. Vücut, şekeri kullanamayınca yağı kullanmak ister. Karaciğer, yağı yakınca “keton” adı verilen zehirli atık madde üretilir. Ketonlar kanı asidik hale getirirler bu nedenle zararlıdırlar.

 

Şeker Hastalığı Belirtileri: Geceleri el ve ayaklarda karıncalanma ve uyuşma hastalığın ilk belirtileridir. Kan şekerinin yükselmesi, göğüs ağrısı, yaraların iyileşmemesi, devamlı baş ağrısı ve susuzluk görülür. Devamlı susar, çok su içer, kendini yorgun hisseder, halsizlik, sinirlilik, çocuklarda yataklarını ıslatma, görme bulanıklığı ve körlük olabilir. Gece idrara çıkma, sık idrara çıkma (ancak idrar az gelir), sık acıkma, bitkinlik, yorgunluk, halsizlik ve bulanık görme olunca ölçüm yaptırmalıdır.

Diyabetli de tükürük salgısında azalma, ağız kuruluğu, ağızda yanma, diş eti hastalıkları ve diş kaybı olabilir. O nedenle dişlerin fırçalanması ve bakımı önemlidir. Kadınlarda dış üreme organlarında şiddetli kaşıntı görülür. Diyabet hastalarında genellikle tansiyon ve kolesterol yükselir. Kalp damar hastalıları ve böbrek yetmezliği görülebilir.

Ayak parmaklarında veya topuğunda çıkan yara kangren olabilir. Ayak parmaklarında damarlarda tıkanmalar görülebilir.

İnsülin yetersizliğinden dolayı kan şekeri yüksektir. Çok yer, ancak şekeri hücre içine sokacak miktarda insülin olmadığı için hücreler beslenemez. Sonuçta kilo kaybı meydana gelir.

 

Şeker Hastalığında Tedavi

Tam bir tedavi yoktur. Ancak ilaç kullanarak, iyi bakım ve beslenme ile sağlıklı yaşayabilirsiniz. Normale yakın kan şeker seviyesini korumak için çalışılmalıdır. Böylece ortaya çıkabilecek komplikasyonlar en aza indirilmiş olur.

Protein,  karbonhidrat ve yağ dengeli bir şekilde alınmalıdır. Bir kısım şeker hastaları doktorun önerdiği tedaviye uymamakla tedaviyi zorlaştırmaktadır. Şeker hastaları düzenli egzersiz (spor) yapmalı, sigara içmemeli, yüksek tansiyon hastası ise tedavi olmalı, göz muayenesi olmalı ve böbrekler için tahlil yaptırmalıdır. Kan yağı yüksekse düşürülmelidir. Ayaklarda ve deride sorun varsa tedavi olunmalıdır. İnsanların açlık kan şekeri normal iken tokluk kan şekeri diyabet teşhisi konmasına yardımcı olabilir.

45 yaşın üstündeki herkes şeker ölçümü yaptırmalıdır. Ailesinde diyabet olanlar ise 30 yaşından sonra mutlaka ölçüm yaptırmalıdır.

             Açlık kan şekeri 70-110 mg/dl normaldir. Normal kişilerde sabahları organizma kan şekeri yükselmesini biraz fazla insülin salgılayarak önler. Diyabetlilerde bu durum sağlanamaz.

Diyabetlilerde Ayak Bakımı: Diyabetliler ayak bakımına ayrı bir önem vermelidir. Duyu azlığı varsa doktora bildirmelidir. Ayakkabı ne dar ne de geniş olmalıdır.

Kandaki şeker miktarı arttığı zaman şeker vücuttaki değişik proteinlere bağlanır. Bunlardan biri de alyuvarlarda bulunan hemoglobindir. Hemoglobinin yaşam süresi 3 aydır. 3 ayda bir A1C testi ile kan şekerinin ortalama yüksekliği hakkında bilgi verir.

 Kesin tedavisi yoktur. Şişmanlar zayıflamalı, günlük kalorinin % 40-60’ı karbonhidratlardan alınmalı, doymamış yağlar tercih edilmeli, lifli yiyecek alınmalı, şeker yerine doktorun tavsiyesine göre sakarin veya yapay tatlandırıcılar kullanılmalıdır. Bu tatlandırıcılar konusunda da son yıllarda farklı görüşler vardır. Doktorun verdiği tatlandırıcılar kullanılmalıdır. Sigara içilmemeli, kilo kontrolü ve tuz kısıtlaması yapılmalıdır. Sebze, meyve ve hububata dayalı yeme alışkanlığı oluşturmalı, öğün atlanmamalı, düzenli egzersiz yapmalı ve kan şekerini devamlı ölçtürmelidir. Kan yağları ölçülmeli kolesterol tedavisi yapılmalıdır.

Gıdalar vücuda alındığı zaman kan şekerini yükseltirler. Şeker hastaları karbonhidratlı gıdaları ölçülü almak zorundadırlar. İnsülin veya hap kullanmakla tedavi olduklarını düşünmeden dengeli ve sağlıklı yeme planı yapmalıdırlar. Yemek planı yaparak kan şeker seviyesi kontrol edildiği gibi, kilo kontrolü de sağlanmış olur. Kalp hastalığının oluşması önlenmiş olur. Sağlıklı beslenmekle diyabetin komplikasyonlarının oluşturması geciktirilmiş olur. Ne yiyeceğinize dikkat etmeniz sizin sağlıklı kalmanız için en önemli husustur.

Çocukluk yaşlarında aşırı beslenme ve hiperglisemi, şişmanlığa ve şeker hastalığına sebep olur. Fazla şekerli gıdalar diş çürümesi ve şişmanlığa yol açar.

Protein yerine şeker alımı çocuk sağlığına ve büyümeye olumsuz etki eder.

Dünya Sağlık Örgütü günlük enerjinin % 6-10’unu şeker şeklinde almayı tavsiye etmektedir.

Tedavide insüline olan ihtiyaç azaltılmalı ve kan şekeri normale indirilerek aynı seviye de kalması sağlanmalıdır.

Günlük alınması gereken besinler. 1. grup: Süt, yoğurt, peynir. 2. grup. Et, tavuk, balık, kuru baklagiller. 3. Grup. Tahıl ürünleri, ekmek, bulgur, pirinç, makarna. 4 grup. Sebze ve meyveler.

Kategori: 

Kayıt olmadan da yorum yazabilirsiniz...