Hoş Geldin Ey Şehr-i Ramazan!

18 Haziran, 2015 - 23:47 - Bu sayfayı paylaşın :   
-A +A

Bir Ramazan ayına daha kavuştuk elhamdülillah. Ramazan ayı müminler üzerine zorunlu (farz) kulluk görevlerimizden birisi olan Oruç ibadetinin yerine getirildiği bir aydır. Önemi de buradan ileri gelmektedir. Bu nedenle Müslümanların gönül ve zihin dünyasında Ramazan ayının önemi bir yeri vardır.

“Ramazan” Allah’ın güzel isimlerindendir.  Bundan dolayı bu aya “Şehr-i Ramazan” “Allah’ın Ayı” denir.

Ramazan kelimesi Arapça “Ramadâ” kelimesinden türetilmiştir. Kelime olarak yazın sıcaklığında kavrulan, kuruyan yanmış toprağa can veren, yeryüzünü toz, toprak ve kirlerden temizleyen, arındıran güz mevsiminde yağan yağmurlar anlamına gelmektedir.

Kameri ay ismi olarak Kur’an-ı Kerimde ‘Şehr-i Ramazan’ (Bakara/185) olarak geçen bu ayda; tutulan Oruç ibadetinin bereketi, Yüce Allah’ın kâinatı kaplayan Rahmetiyle müminler arınır. Zihinler, kalpler, gönüller İlâhi Rahmetle yıkanır ve insan üzerindeki bütün kirleri, yükleri atar, canlanır, aslına fıtratına döner. Tıpkı güz yağmurlarının yanmış, kurumuş, çatlamış toprağı can verdiği, yeryüzünü yıkadığı gibi.

Bu ayda Müslümanların hayatı bir restorasyona tabi olur. Bir benzetme yapmak gerekirse, hani arabamızla uzun yolda giderken bazen dalarız, dikkatimiz başka yöne kaymıştır, trafikte seyrederiz ancak zihin başka notaya takılmıştır. Bir an kendimize gelir, bakarız ki, araba hız sınırını aşmış, trafik kurallarını çiğnemişizdir. Bu bazen nefsimizin keyfi isteği ile bilerek de yapılabilir. Sonu kaza ve zararla da bitebilir.

İşte Ramazan ayı bu hayat yolculuğunda farkında olarak, olmayarak dalgınlığa gelerek veya nefsin isteğine uyarak bilerek Yüce Allah’ın koyduğu, emir, kaide, kural ve had’leri aşmamız sebebiyle hem uğradığımız zararın giderilmesi hem de Allah’ın tayin ettiği hayat ölçülerine, çizgiye, Hududullah’a, asli Müslüman kimliğimizle kişiliğimize kavuşmamızı sağlayan bir aydır.

Bu ayda dikkatler içe dönüktür, kendimize projeksiyon tutar, ne olup, ne olamadığımızın farkına varırız. Allah’la aramızdaki kulluk ilişkisini, ailemiz ve toplumla beşeri ilişkilerimizi, üzerinde yaşadığımız ve bize emanet edilen varlıklarla, çevre ilişkilerimizi sorgular, sorumluluklarımızı yeniden hatırlarız.

İnsanlığımızdan ve Müslüman şahsiyetimizden kaybettiğimiz taraflarımızı, hata ve kusurlarımızı tespit ederek, günahlarımızdan pişmanlığımızı karar haline getirerek tövbe ile af diler, arınırız. Bireysel restorasyonumuzu yaparız.

Aynı zamanda bu ayda Oruç ibadetiyle birlikte, teravih namazları, beş vakit namaza ayrı bir itina ile dolup taşan camilerdeki kaynaşma,  hayır ve yardımlarda yarışma, zekât, fitrelerle sosyal ve toplumsal restorasyon gerçekleşir.

En önemlisi ayların sultanı olarak değer kazanan bu ayda Allah’ın bize hidayet olarak gönderdiği Kur’anla bu ayda daha özel buluşmamızdır. Hayatımızın rehberi Kur’anla bu ayda aydınlanmaktayız.

Kendimize yeniden gelmemiz, fıtrata dönüş için bu ay bir fırsat olur inşallah.

Bu aya gösterdiğimiz özel ilgi ve sevginin, bilgiyle donatılarak, İslâm coğrafyamızın zilletten izzete, geri kalmış ve ezilmişlikten Yeni bir İslâm Medeniyetine evrilmesine vesile olmasını Cenab-ı Allah ‘tan niyaz ediyorum. 18.06.2015

Ali AY

 

 

Kayıt olmadan da yorum yazabilirsiniz...