KURAN DİLİNDEN ELÇİLERİN YAŞAMLARI (1)

/ Elçilerin yaşamlarında elbette tam akıl sahipleri, kavrama yeteneği olanlar için alacak dersler vardır. İyi bilin ki, bu Kurân uydurulmuş bir söz değildir. Ancak, sadece daha önce insanlara elçiler vasıtasıyla ulaştırılan kitapları onaylayan, dine ait her şeyi ayrıntılı açıklayan, insanlar için bir yol gösterme, rehber ve rahmettir. (Yusuf/111)
12 Şubat, 2015 - 11:34 - Bu sayfayı paylaşın :   
-A +A

Yüce yaratıcı sonsuz merhametinin bir gereği olarak, evreni emrine amade kıldığı ve akıl ve seçim yeteneği verdiği biz kullarına elçi gönderip ilahi mesajlarıyla uyarmadan insanları sorumlu tutmamıştır. Yaşamın tüm alanlarında iyi, güzel ve doğru olan şeyleri ve eylemleri açıklamış; yine yanlış olan, evrene ve insanlara zarar verecek olan eylemleri  de açıklamış, helal ve haramlarını bildirmiştir.

"Biz hiç bir ülkeyi, uyarıcıları gelmeden imha etmedik. Her topluma öğüt verilip hatırlatma yapılmıştır. Biz hiçbir zaman zalim olmadık. (Şuara/208-209)

"Kim, kılavuzlanan doğru yolu bulursa, sırf kendi iyiliği için kılavuzlanan doğru yolu bulmuştur. Kim de saparsa, ancak kendi aleyhine sapmış olur. Ve hiçbir yük taşıyıcı başkasının yükünü çekmez. Biz, bir elçi göndermedikçe, yaptıkları kötülükler nedeniyle hiç kimseye azap etmeyiz".  (İsra/15)

"İnkâr edenler: “Elçiliğini iddia eden bu kişi, Rabbinden bize bir alâmet, kanıt, gösterge getirse ya!” dediler. Onlara ilk sahifelerde olan apaçık deliller gelmedi mi? Ve eğer Biz, onları bundan önce yaptıkları kötü işler yüzünden bir azap ile değişime, yıkıma uğratmış olsaydık, kesinlikle “Ey Rabbimiz! Bize bir elçi gönderseydin de, alçak ve rezil olmadan önce Senin âyetlerine uysaydık!” diyeceklerdi." (Taha/133-134)

"Ey gizli, âşikar, geleceğin, bugünün insan topluluğu! Size mesajlarımı, kanıtlarımı, göstergelerimi,  âyetlerimi anlatan ve bugününüze kavuşacağınız hususunda sizi uyaran kendi içinizden elçiler gelmedi mi? Onlar, “Kendi aleyhimize şâhitiz” dediler. Bu geçeci dünya yaşamı onları aldattı ve onlar kendilerinin kesinlikle enkarcılar; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddedenlerin ta kendisi olduklarına şâhitlik ettiler. İşte bu; Rabbinin, halkı ilgisiz, bilgisiz iken, ülkeleri haksız yere değiştiren, yıkıma uğratan biri olmayışının kanıtıdır.". (Enam/130-131)

Ayetlerin açık beyanlarında görüldüğü üzere, insanları her kanuda aydınlatan ve uyaran Allah, bütün bu uyarılarına, hatırlatmalarına, öğütlerine ve tavsiyelerine karşın, doğruya gelmemekte direnenleri, kendisine şirk koşunları, zulmeledenleri ve yeryüzünde fesat çıkartanları, bozgunculuk yapanları ve terör estirenleri insanlığın huzuru, mutluluğu ve güveni için, yeryüzünde düzenin ve dengenin korunması için bir şekilde cezalandırmış ve dünyada evrensel düzeni  tekrar tekrar tesis etmiş ve sürekli sağlamlaştırmıştır. Rahman ve Rahim olan Allah, adlarınııkladığı Elçilerinin yaşamlarından bizlere çeşitli örnekler vermekte,  onların ne gibi şartlar altında inkarcılarla ve müşriklerle  ne şekilde mücadele ettiklerini, hangi sıkıntılara ve güçlüklere göğüs gerdiklerini; bazı elçilerin  kimi durumlarda bunalarak zormlaandıklarını ve Allaha'a yalvararak "Ya rabbi! Ben başarısız oldum!" dediklerini bizlere ayrıntılı olarak anlatmaktadır. Ve "Elçilerin yaşamlarında elbette tam akıl sahipleri, kavrama yeteneği olanlar için alacak dersler vardır" buyurumakatadır.

Şu halde Allah, elçilerinin yaşamlarının bizler tarafından çok iyi bilinmesini istiyor demeketir.

İlk Elçi İdir a.s. dan başlayarak Kuran'da adları geçen elçilerin yaşamlarını anlatmaya çalışacağız:

 

İDRİS a.s. 

"Ey Muhammed! Kitap'tan, Kuran'dan İdris'in yaşamını da öğren. Gerçekten İdris, özü sözü doğru bir Elçi idi. Biz İdris'i yüce bir makamla onurlandırdık.   (Meryem/56-57)

İDRİS

İsmâîl, İdrîs ve Zülkifl, hepsi sabreden ve güçlüklere karşı dirençli kimselerdi.  (Enbiya/85)

NUH a.s.

"Ortak koşucu Araplardan çok önceleri  Nûh'un toplumu da yalanlamıştı. Öyle ki kulumuz Nuh'u yalancılıkla itham ederek “Nuh delidir' dediler ve O'nu konuşturmadılar. Her türlü çalışmasına engel oldular. Hatta çaresiz kalan Num: 'Rabbim! Ben yenildim, başarısız oldum. Bana yardım et!' diye Rabbine yalvarmıştı." (Kamer/9-10)

Andolsun ki!  Biz, Nûh'u toplumuna elçi gönderdik. Nuh, halkına  “Ey toplumum! Allah'a kulluk edin, sizin için O'ndan başka bir ilâh yoktur. Cidden ben, sizin üstünüze gelecek büyük bir günün azabından korkuyorum” dedi. (Araf/59)

Nûh toplumunu da elçileri yalanladıklarında insanlar için bir ders ve ibret olsun diye onları suda boğduk. Biz, buyruklarımızı tanımayıp engelleyenler için acı verici bir ceza hazırlamışızdır." (Furkan37)

Nûh toplumu da gönderdeğimiz elçileri ve  onların getirdikleri  mesajları yalanladı."  (Şuara/105)

"Ey Muhammed! Ortak koşuculara Nûh'un başından geçen önemli haberlerini anlat: Nuh halkına şunları söylemişti: “Ey halkım! Allah'ın beni aranızdan seçerek elçi olarak görevlendirmesi ve Allah'ın bana bildirdiği ayetleri hatırlatmam size ağır geliyorsa, biliniz ki ben sadece Allah'a güveniyorum.  Siz de ortaklarınızla ve önderlerinizle birlikte toplanın, sonra pişman olmayacağınız son kararırınızı verin ve hiç vakit kaybetmeden bu kararlarınızı bana karşı uygulayın, elinizden geleni ardınıza koymayın! Benim size bildirdiklerimi kabul etmezseniz etmeyin! Zaten ben, bunlar için sizden herhangi bir ücret te istemiyorum. Benim ücretimi ancak Allah verir. Ben müslüman olarak Allah'a teslim olmakla emrolundum” demişti. (Yunus/71-72)

"Yemin olsun!  Biz Nûh toplumuna elçi olarak gönderdik. Nuh toplumuna şöyle dedi:  “Gerçekten ben sizin için apaçık bir uyarıcıyım. Allah'tan başkasına kulluk etmeyiniz! Ben, sizin hakkınızda başınıza gelecek acı bir günün azabından korkuyorum.” (Hud/25-26)

Yemin olsun! Nûh, Bize yakarmıştı da  Biz Nuh'a ne güzel karşılık vermiştik. seslenip dua etmişti. – İşte Biz ne güzel cevap verenleriz! – 76

Biz de O'nu ve ailesini, yakınlarını, inananlarını o büyük sıkıntıdan kurtardık. Ve O'nun neslini devam ettirdik. Nuh'un olayını daha sonra gelen kuşaklara bir ibret dersi yaptık. (Saffat/75-78)

"Daha önce de Nûh toplumunu değişime, yıkıma uğratmıştık. Şüphesiz onlar, hak yoldan çıkanlar toplumu idiler." (Zariyat46)

"Şüphesiz Biz, kendilerine çok acıklı bir azap gelmezden önce, toplumunu uyar diye Nûh'u toplumuna elçi gönderdik. (Nuh/1)

"Hatırlayın, Nuh ayetlerimizi toplumuna kabul ettiremeyince bizden yardım istemişti. Biz de çağrısına cevap vermiştik. Kendisini ve ailesini, yakınlarını, inananlarını büyük sıkıntıdan kurtarmıştık"  (Enbiya/76)

"Andolsun ki Biz, Nûh'u toplumuna elçi gönderdik de o, “Ey toplumum! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka ilâh yoktur. Hâlâ Allah'ın koruması altına girmeyecek misiniz?” demişti." (Müminun/23)

"Şüphesiz Biz, onu size bir ibret yapalım ve belleyici kulaklar bellesin diye sular kabarınca atalarınızı gemide Biz taşıdık. (Hakka/11-12)

"Yemin olsun!  Biz, Nûh'u kendi toplumuna elçi gönderdik de, içlerinde elli yılı sıkıntısız nice uzun sıkıntılı seneler kaldı. Sonunda, onlar şirk koşarak yanlış; kendi zararlarına işlerini sürdürürken tufan kendilerini yakalayıverdi. (Ankebut/14)

Âdda yalanladı. Peki, Benim azabım ve uyarılarım nasılmış?    (Kamer/18)

Andolsun ki Âd'a da kardeşleri Hûd'u elçi gönderdik. O, “Ey toplumum! Allah'a kulluk edin, sizin için O'ndan başka bir ilâh yoktur. Hâlâ Allah'ın koruması altına girmez misiniz?” dedi. (Araf/65)

Âd, gönderilmişleri [elçileri, mesajları] yalanladı. (Şuara123)

ÖZSÖZ:

"Ey Resulüm de ki: "İşte benim yolum budur! Ben insanları Allah’ın yoluna, düşünmeksizin, taklit yolu ile değil, delile dayanarak, idrâklerine hitab ederek dâvet ediyorum. Ben de, bana tâbi olanlar da böyleyiz. Allah’ı bütün eksikliklerden tenzih ederim. Ben asla müşriklerden değilim." (Yusuf/108)

C. Ali Yürekli / Anahaberyorum

Kategori: