KURAN'DAKİ HADİSLER (1)

12 Ocak, 2015 - 12:17 - Bu sayfayı paylaşın :   
-A +A

Kuran'ı Kerimde üçyüzelliden fazla yerde "Hadis" sözcüğü geçmektedir. Yüce Allah, Elçilerine "De ki:", "Ey Musa!", "Ey İbrahim!", "Ey İsa", veya "Ey Muhammed!" ön ekleriyle başlayan hitapları ile hitap ettiği Elçisine söylemesi gereken sözleri, yapması gereken konuşmaları emretmektedir. Binnetice Elçiler de Allah'ın bu buyruklarına harfiyyen uyarak kendilerine bildirilen sözleri aynen insanlar olan muhataplarına söylemişlerdir. Madem ki, hadisiler 'Muhammed as.'ın sözleridir; şu halde doğruluğunda hiç şüphe olmayan, insan rivayetlerine dayanmayan gerçek hadisler Kuran'daki hadislerdir. İlmi; olmuş ve olacak her şeyi kapsayan Allah, insanların şu veya bu niyetle ve maksatla Elçilerine atfen Mehmet Akif Ersoy'un tabiriyle "bir sürü herze uyduracaklarını" çok iyi bildiği için müminleri uyarmakta ve "Elçilerimin sözleri, davranışları, yani hadisleri, yani sünnetleri kitabınız Kuran'da açıklanmıştır" demeketedir. Hatırlatalım ki, Kuran'da sadece Muhammed as.ın hadisleri değil, ismi kuran'da geçen bütün peygamberlerin hadesleri yer almaktadır.

Kuran'dati hadislerin bir kısmını bilgilerinize sunuyorum:

De ki: "Ben sadece sizin gibi bir insanım. Ancak şu farkla ki bana "sizin ilahınız tek İlahtır" diye vahyediliyor. Artık kim Rabbine âhirette kavuşacağını umuyorsa, makbul ve güzel işler işlesin ve sakın Rabbine kulluğunda, ibadetinde hiç bir şeyi O’na ortak koşmasın."                   (KEHF/109)

 ....

De ki: "Ben de sizin gibi bir insanım. Yalnız, bana şu vahyolunuyor: "Sizin İlahınız, sadece bir tek İlahtır. O halde O’na yönelerek doğru yolda yürüyün, O’ndan af dileyin! O’na eş, ortak uyduranların vay haline

(FUSSİLET/6).

....

De ki: «Allah'ın dilemesi dışında kendim için yarardan ve zarardan hiç bir şeye gücüm yetmez. Eğer gaybı bilebilseydim muhakkak hayırdan yaptıklarımı arttırırdım ve bana bir kötülük dokunmazdı. Ben, iman eden bir topluluk için, bir uyarıcı, hatırlatıcı ve bir müjde vericiden başkası değilim.»

(ARAF/7.188)

....

Ey Resulüm! De ki: "İşte benim yolum budur! Ben insanları Allah’ın yoluna, düşünmeksizin, taklit yolu ile değil, delile dayanarak, idrâklerine hitab ederek dâvet ediyorum. Ben de, bana tâbi olanlar da böyleyiz. Allah’ı bütün eksikliklerden tenzih ederim. Ben asla müşriklerden değilim."

(YUSUF/108)

...

De ki: "Elçi olarak gelen ilk insan ben değilim ki!  Dünya hayatında benim ve sizin başınıza neler geleceğini bilemem. Ben sadece bana ne vahyediliyorsa ona uyarım. Çünkü ben açıkça uyaran bir elçiden başka bir şey değilim

(AHKAF/9)

....

Yine de tuttular, O’nun yanısıra başka birtakım tanrılar edindiler. Ey Resûlüm! De ki: "İddianızı ispatlayın, delilinizi getirin görelim!"  Böyle bir delil de getiremediklerine göre de ki: "İşte bu tevhid, benimle beraber olanların ve benden önceki Elçilerin bildirisidir, öğüdü ve uyarısıdır." Hayır, onların çoğu gerçeği bilmiyor ve bu sebeple de ondan yüz çeviriyorlar.

(ENBİYA/24)

....

"De ki: Bana bu beldeyi muhterem kılan ve her şey kendisine ait olan Allah’a, yalnız O’na kulluk etmem emredildi. Keza bana Allah’a teslim olanların ilki olmam ve Kur’ân okumam da emredildi. Artık kim doğru yolu bulursa sırf kendisi için bulmuş olur. Kim de yoldan saparsa, onlara  de ki: "Ben sadece uyarmakla görevli elçilerden biriyim."

(NEML/91-92)

.....

Onlara keyfî olarak istedikleri bir âyet veya mûcize getirmediğin zaman"Hiç değilse bir şeyler bulup buluştursaydın yâ!" derler. De ki: "Ben, sadece Rabbimden ne vahyolunursa ona tâbi olurum. Bütün bu Kur’ân Rabbinizden gelen basiretlerdir, gönül gözlerini açan, gerçekleri gösteren nurlardır. İman edecek kimseler için hidâyet ve rahmettir."

(ARAF/203)
....

Ayetlerimiz kendilerine, açık deliller halinde okunduğunda, âhirette huzurumuza varacaklarını ummayanlar,"Bize bundan başka bir Kur’ân getir veya bunu değiştir!" derler. De ki: "Onu kendiliğimden değiştirmem asla olacak bir şey değil. Çünkü ben sadece bana vahyedilene tâbi olurum ve eğer sizin arzunuza uyar da Rabbime isyan edersem, o müthiş günün azabından korkarım."

(YUNUS/15)

....

De ki: "Ben Sizi sadece vahiyle uyarıyorum. Fakat belli ki sağırlar ikaz edildikleri zaman bu çağrıyı duyamazlar

(ENBİYA/45)

....

"Yok, yok! Bu da yetmez, senin altundan bir evin olmalı yahut göğe çıkmalısın. Ama unutma!  Sen bize oradan dönerken okuyacağımız bir kitap indirmedikçe yine de senin oraya çıktığına inanmayız ha!" De ki: "Fe Sübhanallah! Ben sadece elçi olan bir insandan başka ne olabilirim ki?."

(İSRA/93)

 

ÖZSÖZ:

"Onlar Kuran'dan başka hangi hadise inanıyorlar?"

 (A’râf 185)

 

CUMA ALİ YÜREKLİ

Kategori: