SİYASETSİZ BİR BARDAK SU

18 Haziran, 2015 - 12:24 - Bu sayfayı paylaşın :   
-A +A

Bazı vesayetçı kafalar gibi siyaseti, siyaset yapmayı karalayanlardan değersizleştirmeye çalışanlardan değilim. Hele halkın bir bölümünü kendi siyasal tercihleri doğrultusunda oy kullanmadığı için aşağılayan “kendine demokrat” lardan hiç değilim. Aksine halka siyaset yapma, siyasi tercihte bulunma, siyasi fikirlerini ifade etme imkanı veren demokrasi ve fikir özgürlüğünü çok önemsiyorum. Siyaseti, milletin esenliği güvenliği refahı maddi ve manevi iyiliği gibi amaçları sağlamak üzere yürütülen faaliyetler bütünü olarak görüyorum.

Siyasi partiler de bu faaliyetlerde bulunmak üzere kurulmuş  siyasal araçlardır. Fakat günümüzün kompleks Dünyasında siyasett yapmanın tek aracı da değildir. Sosyal medya, basın yayın organları, STK lar, düşünce kuruluşları meslek kuruluşları, toplumsal düşünce ve talepleri siyasal bir dile dönüştüren mutfaklardır. Siyasi partiler ise bu çok geniş tabanlı piramidin tepe noktasında bu talepleri meşru siyasi programa dönüştürürler ve gene dönüp halka sunarlar. Halktan buldukları destek oranında da programlarını uygulamaya çalışırlar.

Fakat bütün bu araçları ait oldukları kapsam ve mevkide tutmak kaydıyla. Eğer bunlara bunun üzerinde bir anlam ve değer yüklersek bu araçlar dönüp bizi vurur. Atı arabanın ardına koşmuş oluruz.  Eğer bir insan kimlik ve kişiliğini veya toplumsal konumunu taraftar olduğu siyasi partiye endekslemişse aracı amaç haline getirmiş olur. Her insanın bir inancı vardır. Bu bir dini inanç olabildiği gibi, seküler anlamda sahip olduğu ahlaki değerler dizisi de olabilir. İnsanlar bu inanç ve değerlerinin daha geniş toplumsal kesimlerce benimsenip yaşam biçimi haline getirlmesi gerektiğini böylece toplumun daha huzurlu mutlu ve barış içinde olabileceğine inanabilir. Herhangibir partinin, bu inancın toplumsal etkinliğinin artmasında etkili olabileceğine inanabilir. Böylece o partiye taraftar olur veya üye olur aktif olarak faaliyetlere katılabilir.

Fakat partiyi dini veya ahlaki değerlerin bizzat kendisi gibi algılayıp kutsiyet atfetmeye başlandığında erozyon başlamış demektir. Böylece toplumun huzur ve refahı mutluluğu için yola çıkmışken tam tersi çatışma ötekileştirme kutuplaşma toplumsal barışın zedelenmesi gibi olumsuz sonuçlara varılmış olur. Türkiyede siyasetin  toplumsal hayattaki yeri maalesef budur.

Neden böyle oluyor?

Kısaca başlıklar halinde sıralayalım.


1-   

Siyasi tercihimizi toplumsal varoluş biçimi haline getirdiğimiz için.


2-   

Türkiyede bunca demokratikleşme söylemlerine rağmen hala çok merkeziyetçi bir ülke olmaya devam ettiğimiz için.


3-   

Ülkenin ekonomik yapısında Devlet hala en büyük ekonomik aktör ve rant dağtim odağı olduğu için


4-   

“Kederde, kıvançta, tasada ortak yekpare bir milletiz” söylemlerine rağmen siyasi partilerimiz toplumsal kesimler arasındaki etnik mezhepsel ekonomik farklılıkları kapatmak yerine bu farklılıkları siyasi ranta dönüştürmek amacıyla kaşıdıkları için.


5-   

Toplumsal uzlaşma kültürümüzü geliştiremediğimiz için.


6-   

Öz eleştiriyi öğrenemediğimiz için

Bu listeyi uzatmak mümkün.

Fakat yoğun bir seçim döneminin sonunda zihinlerin ruhların sükünete ihtiyacı var. Evet ortaya çıkan tablo siyasete azıcık ilgi duyan bir kimsenin bile merakını tahrik edecek nitelikte. Hatta neredeyse Koalisyon toto oynanmadığı kaldı. Bırakın bu ihtimalleri de parti kadroları. siyasetçiler düşünsün. Siyasete ara vermenin zamanıdır. Biz kalbimizi ruhumuzu siyasete ipote etsek te etmesek te zaten bu nehir akmaya devam ediyor.

Mübarek Ramazan ayı içindeyiz. Maneyi yenilenme ve temizlenme ayı.  Bu ayda sadece oruç tutarak geçirmek değerli ve önemli olmakla birlikte, daha da önemlisi kendimizi bir hesaba çekmek, ruhumuzun derinlerindeki iç sesimize kulak verip duymaya çalışmak. Dikkatlerimizi bir taraftan iç muhasebeye yöneltirken bir yandan da toplumun savunmasız kırılgan kesimlerine çevirip toplumda sevgi dayanışma iklimini yaymaya, tekrar birbirimizi sevmenin yollarına taş döşemeye çevrimeliyiz.

Bu vesile ile tüm okurlarımızın ramazanını tebrik ediyorum. Ülkemizi huzur va saadetine vesile olmasını diliyorum.

Mehmet Emin AYDINBAS

Kategori: